H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

« Önceki |

23/7/2007

İşte Fenerbahçe'nin kaptanı

.Fenerbahçe'de, kaptanlar Ümit Özat, Rüştü Reçber ve Tuncay Şanlı'nın takımdan ayrılmasının ardından gündeme gelen 'kaptanlık' konusunu siz okurlarımızın oyuna sunduk. "Fenerbahçe'de kaptan kim olsun?" şeklinde düzenlediğimiz ankette 100 binin üzerinde oy kullanıldı.

"Bütün Fenerbahçelileri göreve davet ediyoruz" çağrımız karşılığını buldu. Büyük bir katılımın gerçekleştiği anketten Alex'in kaptanlığa getirilmesi yönünde sonuç çıktı.

Oy oranları bizzat Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Nihat Özdemir'e iletildi. Özdemir, Alex'in çok değerli bir oyuncu olduğunu belirterek, "100 bin kişinin görüşünü tabii ki dikkate alacağız. Ankete katılan bütün taraftarlarımıza teşekkür ediyoruz. Gerçekten büyük bir katılım gerçekleşmiş" dedi.

Fenerbahçe'nin bu hafta içerisinde yeni takım kaptanını açklaması bekleniyor.


İşte anket sonuçları:


Hurriyet.com.tr'nin yorumu: Fenerbahçe yönetiminden aldığımız duyumlara göre, sarı-lacivertli takımın yeni kaptanı Brezilyalı yıldız Roberto Carlos olacak.

23/7/2007

Bazı şeyleri başarmanın zamanı geldi

.Şampiyonlar Ligi başarıları çok önemli. Avrupa takımlarından aşağı kalan hiçbir yanımız yok. İşimize konsantre olup iyi çalışırsak, Avrupa ve Türkiye’de başarılar kendiliğinden gelecektir."

FENERBAHÇE Teknik Direktörü Arthur Zico, kadro kalitesi olarak Avrupa takımları ile aynı seviyede olduklarını belirterek, artık uluslararası alanda başarılar kazanmaları gerektiğini söyledi. FB TV’ye yaptığı açıklamada, sezon hazırlıklarını, geleceğe yönelik hedeflerini ve yeni transferleri değerlendiren Zico, kendilerini geçen yılkinden daha zorlu bir sezon beklediğini ifade etti.

Herkes işini iyi yapmalı

Yeni sezonda saha içi ve saha dışında herkesin işini iyi yapması gerektiğini belirten Brezilyalı çalıştırıcı, "Herkes her türlü zorluklara hazırlanmalı. Şampiyonlar Ligi, Avrupa başarıları çok büyük öneme sahip. Bazı şeyleri başarmanın zamanı geldi. Kadromuza baktığımızda Avrupa’daki takımlardan aşağı kalan hiçbir yanımız yok. Futbolcular ve teknik heyetin başarıya inanması, bu doğrultuda saha içinde ve dışında çalışması gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye’de hedeflerinin tüm kupaları kazanmak olduğunu kaydeden Zico, sözlerine şöyle devam etti:

Azimle çalışmalıyız

"Bu sene daha fazla işimiz var. Geçen seneyi şampiyon tamamlamış ve daha fazla güçlenmiş bir Fenerbahçe var. Rakiplerimiz işimizi daha fazla zorlaştırmaya çalışacak. Antrenmanlarımızı maksimum yapıp, ciddi çalışmakla Avrupa’da ve Türkiye’de başarılar kendiliğinden gelecektir.

Bizim, işimize konsantre olmamız önemli. Rakiplerimizin ne yaptığına, ne söylediği çok önemli değil. Futbolda saha dışı açıklamaların kimi ne şekilde motive edebileceğini bilemezsiniz, ama kendi gücünüzle kazanmak için motivasyonu daha kolay başarabilirsiniz. Sene içerisinde başarmanın, mutluluğun, şampiyonluğun duygularını futbolcularımıza hatırlatacağız. En fazla hak edenin kazandığını, kazanmak için fedakarlık yapılması gerektiğini, fizik ve taktik olarak hazır olunması gerektiğini, azimle çalışılması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatmamız gerekiyor. Futbolcuların da başarılara hazır olmaları gerekiyor. Taraftarlarımız da varlıklarını futbolculara sahada her an hissettirmelidir. Bunu kötü ve güzel anlarda yaptıkları an, takımdan cevabını alacaklardır."


Colin Kazım zorlanacak

Zico,
geçen sezona oranla daha iyi bir takım haline geldiklerini belirterek, amacının hem defansta hem hücumda toplu hareket edebilen bir takım oluşturmak olduğunu ifade etti. Fenerbahçe Teknik Direktörü, şöyle konuştu:

"Bu sene bunu biraz daha iyi yapabileceğiz. Çünkü birbirini iyi tanıyan bir takımız. Yenilerden Gökhan, Wederson, Gürhan, İlhan ve Ali gibi Türk futboluna adapte olmuş futbolcular için bizim futbol mantalitemizi oturtmanın çok zor olmayacağını düşünüyorum. Colin Kazım biraz zorlanabilir. Çünkü farklı bir ekolden geliyor. Futbolu orada o ekolle öğrenmiş. Bir süre zorluk çekecek ama bunu da başaracaktır. Yeni gelen oyuncular da yavaş yavaş oyun tarzımıza alıştılar ve sezon içinde daha iyi olacaklar."

KAMP DEĞERLENDİRMESİ

Wederson oynar diğerleri bekler

YURT dışı hazırlık kampını Avusturya’da yapan Fenerbahçe, dün İstanbul’a döndü. Avusturya’da kaldığı 13 günde 17 antrenman yapan sarı lacivertli takım, oynadığı 4 özel maçı da kazanmasına rağmen, beklenen seviyeye çıkamadı. Kampta en büyük sıkıntı; yeni sezonda takımın kilit isimleri olmaları beklenen Roberto Carlos, Alex, Lugano ve Appiah’ın olmayışları idi. Uruguay Milli Takımı ile Copa America’da ter döken Lugano ile sakatlığı nedeniyle Brezilya’da tedavi gören Alex kampa hiç gelmezken, özel izin alan Roberto Carlos geç katıldı, Appiah ise sürekli takımdan ayrı çalıştı. Bütün bunlar yeni sezonda Avrupa ve Türkiye’de büyük başarılar elde etmeyi planlayan teknik direktör Zico’nun planlarının aksamasına yol açtı.

Son gün yaşanan Kezman-Uğur Boral kavgası hariç çalışmalar genelde sakin geçti. Yeni transferler içinde formaya en yakın isim olarak Wederson ön plana çıktı. Colin Kazım, Ali Bilgin, Gökhan ve İlhan, şimdilik alternatif olarak görünüyorlar. Avusturya kampının yıldızları Deivid, Serdar, Gökhan ve Uğur olurken, Wederson, Önder, Selçuk ve Kemal da başarılarıyla sivrildiler. Ligin başlamasına kısa bir süre kalmasına rağmen, hala tam kadro çalışma imkanı bulamayan Fenerbahçe’nin neler yapacağı şimdilik soru işareti.

Carlos’tan çok şey öğreneceğiz

ZİCO, flaş transferleri Roberto Carlos’a övgüler yağdırarak, takım olarak ondan öğrenecekleri çok şey olduğunu söyledi. "Carlos, başarıya doymamış teknik bir oyuncu" diyen Brezilyalı teknik direktör, şöyle konuştu: "Roberto Carlos’un kariyeri, yaptığı şeyler ve futbol mantığı, onun tecrübesinin en güzel göstergesidir. Ben dahil, herkesin ondan öğreneceği çok şey var. Onunla 1998 Dünya Kupası’nda milli takımda beraber çalıştık. Ben o zaman teknik kadrodaydım, ama teknik direktör değildim. Şimdiki gibi yakın değildik, konuşma imkanı bulamıyorduk. Şimdi daha fazla bilgi ve fikir paylaşabiliyoruz. Bu da ikimiz için avantaj oluyor. Carlos, profesyonel, kazanmak adına agresif olan, hırslı, sempatik, başarıya doymamış, teknik bir oyuncu. Duruşu, tekniği ve ismiyle Fenerbahçe’nin başarıları için her şekilde kullanılması gereken bir oyuncu. Benim, bunun için ayrı bir görevim ve sorumluluğum var."

Kanatlarımız mükemmel ama şutlarımız zayıf

ZİCO,
yeni sezon öncesi yaptıkları hazırlık maçlarını değerlendirirken, genel anlamda iyi olduklarını söyledi. Hazırlık karşılaşmalarında kanat organizasyonlarını iyi yaptıklarını anlatan Brezilyalı çalıştırıcı, "Futbolcuların orta yapacakları zaman birbirlerini iyi görmeleri, kanat organizasyonlarının tüm varyasyonlarını mükemmel uygulamaları beni mutlu etti. Biraz daha şut çalışmalarına ağırlık vermeliyiz. Son vuruşlarda çok daha iyi olmalıyız. Bu, gol sayımızı artıracak. Bunu da saha içerisinde biraz daha sakin olarak başaracağız" diye konuştu.

KAMPIN YILDIZLARI

KARE AS:

Æ Deivid de Souza:
Bir ara takımdan gönderileceği iddia edilen Brezilyalı, büyük bir özveri ile çalışıyor. Zico’nun da desteğini alan sambacı, bu sezon büyük patlama yapabileceğinin sinyalini verdi.

Æ Serdar Kulbilge: Her geçen gün kendisini geliştiriyor. Rüştü ve Volkan gibi iki önemli file bekçisinden kaptığı formayı kolay kolay çıkarmaz. Şu anda Zico’nun 1 numarası olarak görünüyor.

Æ Uğur Boral: Gerçek görev yerinde oynadığı için daha faydalı oldu. Driplingleri ve etkili ortalarıyla göz doldurdu. Tek problemi agresifliği. Saha içinde profesyonelce davranırsa, Zico sık sık ondan daha fazla yararlanır.

Æ Gökhan Gönül: Takıma kısa sürede uyum sağladı. Sağ kanatta Önder Turacı’nın alternatifi olarak ortaya çıktı. Hazırlık maçlarındaki görüntüsüyle isabetli bir transfer olduğunu kanıtladı.

GÖZE BATANLAR

Æ Gökçek Wederson: Sol tarafta kalitesiyle ışık saçtı. Roberto Carlos’un da takıma girmesiyle bu bölgede sıkıntı yaşanmaz. Ayrıca, Uğur Boral’ın da form tutması Fenerbahçe’nin sol kanatta rahat bir sezon geçireceğini açık açık gösterdi.

Æ Önder Turacı: Saha içi ve saha dışındaki başarılı çalışmalarının ödülü olarak son iki maçta kaptanlık pazubandı taktı. Arkadaşları arasında sevilen bir isim. İyi bir profesyonel. Zico’nun şu andaki bankolarından birisi. Sadece sağ kanat oyuncusu olarak değil stoper olarak da düşünebilir.

Æ Selçuk Şahin: Daha önceki kamplarda hep sakatlık belasıyla boğuşup duruyordu. Bu kez sağlam geldi. Hazırlık maçlarında yedek takımlarda oynamasına rağmen yeteneğini Zico’ya göstermeyi bildi. Ön liberoda kusursuz oynuyor. Ayrıca stoperde deneniyor.

Æ Kemal Aslan: Takımın joker isimlerinden. Sağda, solda, ortada, kısacası nerede görev verirseniz yapıyor. Olgunlaşmış stiliyle hücuma daha çok yararlı oluyor. Ancak, genelde savunma ağırlıklı görev üstlendiği için üretkenliğini sahaya yansıtamıyor.

HAYAL KIRIKLIĞI:

Æ Mateja Kezman: Antrenmanlarda müthiş arzulu olmasına rağmen maçlarda kendisini gösteremedi. Özellikle pas alışverişlerinde sıkıntı yaşıyor. Etkisiz kaldığı zamanlarda sinirlenerek arkadaşlarını kırıyor. Lige kadar kendisini toparlayamazsa, Fenerbahçe forvette sorun yaşayacak.

Æ Colin Kazım: Kampın ilk günlerinde iyi göründü. Sonraları boş verdi sanki. Sempatik tavırlarıyla dikkat çekiyor. Sahada istikrarsız tablo çiziyor. Şu aşamada ilk 11 şansını zor bulur. Ama her zaman iyi bir yedek olarak sahaya sürülebilecek nitelikte. Biraz sabır gerekiyor.

23/7/2007

Nazan Şoray hayatım maksimde geçti

.Nazan Şoray ağır konuştu Aman Hülya Avşar, Gülben Ergen duymasın

Nazan Şoray adeta yeniden doğdu

Nazan Şoray'ı kimileri sadece Türkan Şoray'ın kardeşi olarak tanıyorlar. Rahmetli Barış Manço'nun onun için yazdığı bir döneme damgasını vuran 'Hal Hal' şarkısından haberi yoktur. Bir dönem sahnelerde ve sinemalarda fırtınalar estiren Nazan Şoray, Eylül ayında çıkaracağı maxi single'ı için yoğun bir tempoda çalışıyor. Ayrıca Burhan Öcal'la adı sır gibi saklanan dizide ekranlara geri dönüyor. Dizi filmde hanım ağanın modern versiyonu olan Mutena rolünün kendisi için yazıldığını söylüyor.

Hülya ve Gülben Assolist değil

Dizisinin beğenileceğini umduğunu açıklayan Şoray," Hayatım Maksim Gazinosu'nda geçti alkışlamalarsa da rahatsız olmam" diyen Şoray,Hülya Avşar ve Gülben Ergen için ağır konuştu. "Onlar gerçek assolist değil. Assolist dediğin detone olmaz , sahnede abuk sabuk konuşmaz. Şimdileri ne dediğini bilmiyor" dedi. Ergen ve Avşar Şoray'ın bu açıklamalarına ne cevap vereceği bekleniyor. Ayrıca Nazan Şoray  rahmetli Sadri Aluşık'ın oğlu Kerem Alışık'ın Sibel Turnagöl'le evli olduğu dönem kaçamak aşk yaşadığı iddia edilmiş hatta Alışık ile  fotoğrafları çekilmişti.Bu fotoğraflar üzerine Sibel Turnagöl Kerem Alışık'la olan evliliğini bitirmişti.  


23/7/2007

Gülben Ergen veda etti

.Gülben Ergen kendi internet sitesinden veda yazısı yazdı. Peki Ergen neden veda yazısı yazdı

Ben Gidiyorum…..

Son zamanlarda içinde çok bulunduğum polemikler için üzgünüm, ne ben kendime yakıştırdım, ne beni sevenler....

Kendime olan saygımı yitirmemek adına bana büyük takdirler kazandıran eski sessizliğime dönüyorum. Magazinin tam göbeğinde yer alan bir isim olarak, hep işimle var olmakta diretmiş ve fazlasıyla başarılı olmuşken, aylardır bana ekran ekran dolaşıp, bir dolu kırıcı laf edenleri kendi arkadaşlarıyla baş başa bırakıyorum . Söylensinler dursunlar…

Yeni projelerim ve albüm repertuarım için çalışmaya giriyorum.

Yeni kitaplar aldım okumaya gidiyorum.

Hak ettiğim en güzel tatillerden birisini yaşamaya gidiyorum.

Televizyonum kapalı.

I-Pod’um açık.

Anladım ki ben, bazen sözle değil yazarak kendimi daha iyi ifade edebiliyorum,öyle olduğunda kendimi daha çok seviyorum… Buradan yazarım gene size...

Ekranlarımız çok renkli.. Fazla alacalı bulacalı renklerin içine karışmamak  için biraz müsade istiyorum..

Ben de sizin beni sevdiğiniz beni seviyorum...

 


23/7/2007

Popçu Nez ne açıklaması yaptı

.Popçu Nez, 2008 Eurovısıon şarkıyarışmasına katılacağı türünde çıkan haberlerle ilgili yazılı açıklama yaptı

 

Yaptığı teknomüzik dans albümüyle kendine hayran kitlesi yapan Nez, kısa bir zaman önce 'Eurovısıon şarkı yarışmasına katılacak' haberlerine açıklık getirdi.

İşte Nez’in açıklaması;

“Yaklaşık 10 gündür değerli Türk medyasında ve internet portallarında 2008 Eurovision şarkı yarışması ile ilgili olarak adım geçmektedir. Bir Türk sanatçısı olarak ülkemi her türlü tanıtım arenalarında temsil etmek tabiki büyük onur ve gurur kaynağıdır. Ancak “Parçamı yaptım TRT’ye teslim ettim.” başlıklı haberi gerçeği yansıtmamaktadır. Herkesin bildiği gibi daha ülke elemeleri için uzun bir süreç vardır.  Bu konudaki çalışmalar ülkemde TRT kurumu vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu sebeple TRT üst kurulunun alacağı karar ve belirleyeceği sanatçı doğrultusunda bu çalışmalar yapılmaktadır.

Sayın TRT üst kurulunun beni tercih etmesi sonrası ancak yapılabilecek çalışmayı şimdiden yapılmış gibi göstermek yanlıştır. Bu vesileyle gerek Türk medyası gerekse kamuoyunda anketlere katılarak bana oy ve destek veren, yorumlarda bulunan herkese teşekkür ederim.”

 

23/7/2007

Alişan talihsiz kaza geçirmiş

.Alişan, talihsiz bir kaza olarak nitelendirdiği nişan olayı ile ilgili konuştu. Ama Mehmet Ali Erbil duymasın

Geçtiğimiz gün Kırıkkale’de konser veren sanatçı Alişan, başından geçen nişan olayı ile ilgili “Talihsiz bir kaza geçirdik. Hakkımızda konuşanlar oldu. Ama buradan siz sevenlerime söz veriyorum, bundan sonra benim hakkımda kim ne konuşursa konuşsun ben asla konuşmayacağım” diyen, Alişan bütün bu olan olayların kendisine ders olduğunu söyleyerek evlenmeyi de düşünmediğini sözlerine ekledi. Asıl merak edilen ise.bu açıklamaların ardından  Mehmet Ali Erbil cephesinden nasıl bir cevap geleceği.


23/7/2007

Helikopter tuttu ama ikna edemedi

.

Helikopter tuttu ama ikna edemedi

 
Helikopter tuttu ama ikna edemedi Ünlü işadamı Tuncay Özilhan'ın oğlu İzzet Özilhan, kendisine cep mesajıyla "Olmuyor, olamıyor" mesajı çeken sevgilisi Yasemin Ergene'yi ikna etmek için Moskava'dan İstanbul'a helikopter tuttu ama genç kızı barışmaya ikna edemedi.


Yasemin Ergene

Savaş Ay, geçtiğimiz cumartesi günü Takvim gazetesindeki köşesinde ünlü bir işadamının oğluyla, genç TV yıldızı arasındaki 'helikopterli barışma turu'nu yazmıştı. Ay'ın isim vermediği yazıdaki ikilinin ünlü işadamı Tuncay Özilhan'ın oğlu İzzet Özilhan'la TV dizilerinin genç yıldızı Yasemin Ergene olduğu ortaya çıktı.

Konuk geldiği dizi setinde Yasemin Ergene ile tanışan İzzet Özilhan'la genç oyuncunun arkadaşlıkları kısa sürede ilerler. İkilinin aşk yaşadığı haberleri gazetelerde çıkar. İlişkileri hızla başlayan ikili, Özilhan'ın ailesinin Moskova'daki işleri nedeniyle sekteye uğrar.

Moskova'daki iş nedeniyle bu ülkede yaşayan Özilhan, bir gün sevgilisi Yasemin Ergene'den "Olmuyor, olamıyor" mesajı alır. Mesajı alır almaz, bir helikopter kiralayan Özilhan, 5 saat sonra çekimler için sette bulunan Yasemin Ergene'nin karşısına çıkar. Şaşıran genç kız, ayrılmakta kararlıdır ve ikilinin ilişkileri biter.


23/7/2007

Bavul cinayetinin nedeni komşunun eşine sarkıntılık

.Kocaeli’nin Gebze İlçesi’ne bağlı Çayırova Beldesi’nde, başı kesildikten sonra bir bavulun içine koyulmuş halde bulunan cesedin sırrı çözüldü.

Polisin yaptığı araştırmada, 26 yaşındaki Mustafa Kıyak’ın namus yüzünden komşuları tarafından öldürüldüğü anlaşıldı. Kıyak’ın aynı mahallede oturan M.K. ve N.K. adlı çift tarafından, namus için öldürüldüğü ortaya çıktı. İddiaya göre N.K., Mustafa Kıyak’ın sürekli kendisine sarkıntılıkta bulunduğu gerekçesiyle durumu eşi M.K’ya anlattı. M.K. da eşine, Mustafa Kıyak’a evde randevu vermesini istedi. Eve gelen Mustafa Kıyak, çift tarafından öldürüldü. K. çifti daha sonra başını kestikleri cesedi bavula koyarak çöp konteyner’ının yanına bıraktı. Bu gelişme üzerine N.K. ve M.K. çifti ile, kadının annesi M.A. da gözaltına alındı. Üç kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

23/7/2007

'AKP, Menderes, Demirel ve Özal çizgisinde'

.ERKEN genel seçimlerinden çıkan sonucu değerlendiren Sabancı Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. William Hale, AKP'nin, merkezi peşinden sürükleyen ve iktidardayken oyunu artırabilen, Menderes, Demirel ve Özal çizgisinde bir parti olduğunu kanıtladığını söyledi.

Prof. William Hale ve Dr. Sinan Ciddi, seçim sonuçlarını BBC Türkçe servisi için değerlendirdi. Prof. Hale, çıkan sonuçların AKP açısından, 1950 ve 1954 seçimlerinde Adnan Menderes’in Demokrat Partisi’nin, 1965 seçiminde Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nin ve Turgut Özallı ANAP’ın gösterdiği başarıyı hatırlattığını söyledi. Hale’in çıkan sonuçlardan yola çıkarak yaptığı bazı analizler şöyle:

* AKP, bu seçimde Erdoğan’ın da söylediği gibi, ‘toplumsal merkezin adresi’ olduğunu teyit etmiştir.’

* AKP her bölgede oyunu artırdı, özellikle Karadeniz bölgesinde, Güneydoğu Anadolu’da ve büyük şehirlerde. Bunun nedeni, MHP ve CHP’nin son sert siyasi çıkışları olabilir.

* Geçen seçime kıyasla CHP, oyunu yüzde 1,5 oranında artırdı. MHP ise yüzde 8 oranında oy kazandı.

* Bu seçim sonucunda mecliste temsil edilen oy, Türkiye’nin yüzde 85’ini temsil ediyor. Bu oran geçen seçimlerde yüzde 54 civarındaydı.

* Bağımsızlar, tahmin edilenden daha az oy ve daha az sandalye kazandı. Kapatılan DEHAP, 2002 seçiminde parti olarak seçime girdiğinde yüzde 6 civarında oy kazanmıştı. Ancak bu seçimde DTP’li bağımsızların oy oranı yüzde 3,5 civarında. Bu nedenle DTP tamamen başarılı oldu denemez. Çünkü bağımsızların toplamda 30- 35 sandalye çıkarmaları beklenmekteydi. Bunun nedenlerinden biri de DTP’nin bazı bölgelerde bağımsız aday göstermemesi de olabilir.

* AKP’nin sandalye sayısı 340 civarında olacak. DTP’li bağımsızların oluşturacağı grup da 23 kişiden oluşursa, AKP için DTP ile kurulacak bir uzlaşma, anayasayı değiştirmek için yeterli olmayacak. Bu nedenle AKP’nin ya CHP ya da MHP ile belli hassas konularda uzlaşma sağlaması gerekebilecek.

* AKP’nin bu seçim zaferi yatırımcıların hoşuna gidecektir. Piyasalar istikrarlı bir hükümet ve Cumhurbaşkanlığı konusunda uzlaşma bekliyor. AKP ve laik kesim arasında yaşanabilecek bir çatışma, piyasaları ve geniş halk kesimlerini memnun etmeyecektir.

* AKP, eğer bu seçim zaferini insan hakları ve ekonomik gelişme konusunda daha hızlı ilerlemek için kullanırsa Avrupa Birliği ile daha fazla yakınlaşabilir.

* Irak konusu, yeni AKP hükümetinin en önemli sorunlarından biri olacak. Hükümet, Irak konusunda net bir bir yaklaşım saptamak zorunda olacak. İki sene içinde ABD Irak’tan kuvvetlerini çekecek. Bu nedenle Türkiye, ABD’nin içinde olmadığı bir Irak’ın geleceği hakkında strateji geliştirmek zorunda olacak. Irak’ta bir kaos ortamı, Türkiye için tehlike yaratabilir. Türkiye, Irak’ın komşuları ile anlaşarak, herhangi bir komşu ülkenin Irak’a müdahalede bulunmasını önlemek isteyebilir. İstikrarlı ve güçlü bir hükümet, Irak konusunun güçleştiği bir dönemde Türkiye açısından iyidir. Ancak bu durum, Türkiye açısından Irak sorununun ABD’den ve uluslararası konjonktürden bağımsız olarak çözülebileceği anlamına gelmemektedir.

* Seçim sonucunda oluşan rakamlara göre, erken genel seçim sonucunda: Hükümet kurabilmek için TBMM’de 276 sandalyeye ihtiyaç olduğu gözönüne alındığında AKP bir dönem daha tek başına iktidar oldu. Ancak, AKP, anayasa değişikliği ve (mevcut yöntemle) cumhurbaşkanlığı seçimi için kritik eşik sayılan 367 oy barajına ulaşamadı. AKP’yi dışarıda bırakan bir hükümet alternatifi yok. CHP geçen seçime göre oy oranını korusa da, MHP’nin bu seçimde meclise girmesi, AKP’ye değil, CHP’ye çok sayıda koltuk kaybettirdi.

* Oyların meclise yansıması açısından bu seçim, 2002 seçimine göre temsilde adaleti daha fazla yansıtıyor. Meclise girmeyi başaran bağımsızlardan yaklaşık 23’ü, TBMM içinde DTP grubu oluşturabilecek.

 


23/7/2007

Bağcılar’da kaza yapan İETT otobüsü ikiye ayrıldı

.Bağcılar'da kontrolden çıkan İETT otobüsü bariyerlere çarparak ortadan ikiye ayrıldı.

...

Ortadan ikiye ayrılan otobüsün körüğündeki yolcu hayatını kaybetti. Bir yolcu hafif yaralınırken, diğerleri kazayı yara almadan atlatttı. Şoka giren ve sürekli ağlayan yolculardan birini, olay yerine gelen ailesi teselli etmeye çalıştı.

Kaza, bugün saat 06.45 sıralarında TEM Otoyolu Aksaray Kavşağı Bağcılar Mevkii’nde meydana geldi. Davut Kefelli yönetimindeki Başakşehir- Eminönü seferini yapan 34 FZ 390 plakalı İETT otobüsü aniden kontrolden çıkınca yol kenarındaki bariyerlere çarptı. Otobüsün körüğü ikiye bölündü. Bu sırada otobüste bulunan yolculardan İzzettin Dilekçi körükten savrularak yola düştü. Şükran İpek adlı yolcu ise ayağından hafif yaralandı.

Kazayı görenler durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ilk müdahaleyi yaptıkları yaralıları ambulansla Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’ne kaldırdı. Ağır yaralanan Dilekçi kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı.

Otobüste bulunan ve kazayı yara almadan atlatan yolcu İrem Aktaş ise şoka girerek, gözyaşlarını tutamadı. Kazayı duyan Aktaş’ın yakınları olay yerine koştu. Kızı Aktaş’ı gören anne, baba ve ablası da gözyaşlarını tutamadı. Birbirlerine sarılan aile üyeleri daha sonra olay yerinden ayrıldı. Otobüs şoförü Kefelli, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı